Kayıtlar

Yalancının Ampulü Yatsıya Kadar Yanar!

Resim
Ülkemizin son 3 aylık gündemi Referandum..
Yani kimilerine göre Anayasa değişiklik referandumu, kimilerine göre de Başkanlık sistemi referandumu..
Herkes birbiriyle öyle bir sözlü sataşma halinde ki..
Ama konunun muhatapları çıkıp ta medya karşısında bu konuyu halka açık olarak tartışmayı ve izah etmeyi düşünmüyorlar ve düşünenlere de fırsat vermiyorlar.
Havadan sudan atışmalarla ucuz siyaset peşindeler. Sosyal medyada her türlü abuk subuk bu jonuda paylaşımları görmek mümkün. Keza her tarafın fanatikleri, kendi tarafının çıkarları için akla mantığa uygun olmayan yazı ve görselleri paylaşmaktan geri durmuyorlar..

Bazen bu halk neyi hak ediyorsa yaşasın görsün diyorum. Ama palavraları duydukça da, karakterim gereği bu gaflet ve dalalete duyarsız kalamıyorum. Çünkü yarınlar bu günlerden çok daha kötü olacak belli ki.. Ama bizim amacımız buna zemin hazırlamak değil, bu durumlara zerre kadar fırsat vermemek olmalıdır. Yarın çocuklarımızı torunlarımızı bekleyen tehlikelerin farkında mıyız…
Resim
İKİ  YİĞİT  TANIDIM
İki yiğit tanıdım,Biri Recep, biri Muhsin..İkiside Anadolu çocuğuydu,Gönülleri VATAN AŞKIyla doluydu..
İki yiğit tanıdım,Biri Recep, biri Muhsin..Eğmediler mevlâdan başka kimseye boyun,Değildiler çünkü, güdülecek koyun.Failler, şimdi rahatça paylaşın-doyun..

İki yiğit tanıdım,Biri Recep, biri Muhsin..İkibinli yıllar yaramadı size,Doğruluğunuz dokundu birilerine, geldiniz göze..Biriniz kara yolunda, biriniz hava yolunda terkettiniz bizi,Biz yaşadıkça takip ederiz bu doğru yolu, bu izi..
İki yiğit tanıdım,Biri Recep, biri Muhsin..Mertçe bükemediler bileğinizi,Namertçe harcadılar geleceğinizi..Fail-i meçhul oldu, araştırmadılar sebebinizi.
İki yiğit tanıdım,Biri Recep, biri Muhsin..VATANA-MİLLETE HİZMETin sembolüydü onlar,Senli-benli değil, etten kemiktendi onlar.Nice geleceklerle yok olup gitti canlar..
İki yiğit tanıdım,Biri Recep, biri Muhsin..

Kadir SARITAŞ  30.06.2016 - DENİZLİ

16 NİSAN - REFERANDUM MADDELERİ

Resim
Evet veya hayır demeden önce değişiklikler neymiş okuyup öğrenin...!1. Milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkarılıyor. (Teklif m. 2)2. Milletvekili seçilme yaşı 25’ten 18’e indiriliyor. (Teklif m. 3) 3. Mevcut durumda, Meclis seçimleri 4 yılda bir, Cumhurbaşkanı seçimi 5 yılda bir farklı zamanlarda yapılıyor.4. Teklifte Meclis ve Başkan seçimleri aynı güne getiriliyor. (Teklif m. 4)5. Meclis’in seçimin yenilenmesine karar verebilme yetkisi değiştiriliyor. (Teklif m. 4 ve m. 11) 6. Mevcut durumda Cumhurbaşkanı seçimlerden sonra 45 gün içinde hükumet kurulamazsa seçimi yenileme kararı verebilir.7. Teklifte, Başkan sebep göstermeden dilediği zaman Meclis seçimlerinin yenilenmesine karar verebilir. (Teklif m. 11) 8. Mevcut durumda Meclis basit çoğunlukla Meclis seçimlerini yenileme kararı verebilir.9. Teklifte, Meclis ancak üye tam sayısının beşte üç çoğunluğuyla (360 milletvekili) seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. (Teklif m. 11)10. Meclis’in hükümeti güvenoyuyla denetlemesi kaldır…

Referandum Nedir?

Resim
Referandum nedir? Düşündünüz mü hiç? 
Referandum ya da plebisit; anayasa değişikliği, yasaların kabulü gibi bazı önemli meselelerde halkın iradesini belirlemek amacıyla yapılan oylamadır. Referandumda halkın iradesi idareye doğrudan doğruya yansımakta olup doğrudan demokrasinin güzel bir örneğidir.




Başkanlık sistemi nedir? Araştırdınız mı hiç? 
Başkanlık sistemi, devlet yönetiminde tek bir kişinin başkanlığında hükûmet etme ve devleti yönetme esasına bağlı siyasi sistemdir. Başkanlık sisteminde yasamanın yürütmeyi fesh etme yetkisi yoktur.
Yasama, yürütme ve yargı organları arasında kesin bir ayrıma ve dengeye dayanan, yasama ve yargı organlarının demokratik denetimi içinde, yürütmenin iktidar olanaklarını genişleten bir hükûmet sistemidir. Başkanlık sisteminin başına devlet başkanı denir.Başkanlık sistemi uygulandığı kimi ülkelerde yolsuzluk, otoriterlik, nepotizm (tanıdık kayırma), diktatörlüğe araç olma ve çoğulculuk karşıtı uygulamalar gündeme geldiğinde eleştirilerin ana odağı olmakt…

İnsan neden yorulur?

Resim
İnsan neden yorulur?
Bu gün bu sorunun cevabını bulmaya çalışalım. İnsan çok çalıştığı için mi yorulur? İnsan çok bildiği için mi yorulur? İnsan çok konuştuğu için mi yorulur? Yoksa insan, çevresindeki gereksiz boş konuşan insanlar yüzünden mi yorulur? Hayat çok karışık değil aslında, onu karışık hale getiren biz insanlarız.

Zira insanı hayvanlardan ayıran tek özelliğin konuşuyor olması değildir. Bütün hayvanlar konuşur. Ama anlarsın, ama anlamazsın. O senin bakış açına ve vicdanına bağlı. Şimdi buradan benim hayvanların konuşmasını anlayabildiğim sonucunu çıkaramayız elbette. Fakat insanı hayvandan ayıran tek özelliğin düşüncesi beynidir. Beyin hayvanlarda da vardır, fakat hayvanlar hiç düşünüp beynini kullanmazlar.

Buradan insanların da düşünmeden çok konuşup, körü körüne yalana ve batıla inandıkları sonucuna varmak istiyorum. Ahir zaman peygamberi Peygamberimiz(Hz. Muhammed S.A.V) Peygamber olduğu halde kendisini hiç büyük görmemiş, ve kula kulluğun yanlış olduğunu en bariz şekilde kö…

Bana Adalet Adalet Deyipte, Adaletsizliği savunmayın!

Resim
Bu düzen böyle gelmiş böyle gidiyor da, böyle gitmeli mi sizce?
2016 yılı için asgari ücret 1300 tl olarak belirlendi zar-zor ama kime yaradı.. Çalışana olmadığı herkesçe bilinen bir gerçek. Çünkü zamdan kat ve kat her şeye  zam gelmişti. Kaldı ki işverenler de çalışanlarına asgari ücrete oranlı zam yapmadıkları gibi, 7. ayda da zam yapmadılar. 

Şimdi 2017 yılı için asgari ücret zamları tartışılmakta. Ekonomi Bakanımız Nihat ZEYBEKÇİ bu konuda konuşurken "Şimdi aslında sendikalarımız bunu talep edebilir, bunda bir mahsur da yok. İstemenin sonu yok biliyorsunuz. Ama ekonominin realitelerini de unutmamak lazım. Zeytini silkelerler dikkat etmek lazım. Dalını budağını kırmamak lazım ki, seneye de zeytin verebilsin. Alanı da korumak lazım. O anlamda Türk Ekonomi olarak da, Türkiye ekonomi olarak dikkat etmemiz gereken şu, milli gelirine oranla, dünyada en yüksek asgari ücretle olan bir ülkedeyiz. Bundan şikayet etmek anlamında söylemiyorum ama buna da dikkat etmek lazım, istemenin sonu …

BU KOPUK YAŞAM, BU BEDBAHT ANLAYIŞ KİMİN ESERİ?

Resim
Eskiden teknoloji diye bir şey yoktu. Olmadığı gibi de insanların inancı hiç olmazsa biraz olsun sağlamdı. Şimdi inançları tamamıyla bencil(egoist) bir yapıya bürünmüş durumda. Kim için yaşıyoruz, kim için evleniyoruz, kim için çalışıyoruz belli değil!
Genç kızlarımız var başörtülü, ama aşağısına bakmak bile istemezsiniz. Sorsan inançlı; fakat namaz kılmayan, oruç tutmayan ama tayt modasına uyan.  Genç ağır abilerimiz var, sorsan Osmanlı torunu, muhteşem sülümandan esinlenip sakal bırakan. Söze geldi mi, sakal bırakmak sünnet deyip, cumaya bile gitmeyen,  sakal modasına uyan. Ama meyhaneleri mesken tutan, en olmadık yerlerde cirit atan. Değerli siyasetçilerimiz var, her fırsatta Rabia işareti yapan, her adımını selfileyen, asosyal siyaset yapan. Değerli büyüklerimiz, ağabeylerimiz, ablalarımız var yemek masasında menüsünü gösteren,  plajlarda-milajlarda en olmadık yerlerini gösteren, paylaşan, beğenme-tıklanma  rekorları kıran. Abilerimiz-ablalarımız var, umreye hacca gidip, her anını …