Kayıtlar

Her şey 2019 için

Resim
Kadir Topbaş’ın istifası konuşulurken arkadaşlarıma şunları söylemiştim.  “-Arkadaşlar bunlar planlı yapılan çalışmalar, masum halk artık yıllardır f.gülen ile iç-içe olan partinin-hükümetin bu yaptıkları ile gerçeklikten uzak olduğunu biliyor. Sırf 2019 seçimlerindeki oylarını artırmayı düşünüp, halkın gözünde ‘adamlar yıllardır beraber yürüdükleri dostlarını bile görevden aldılar, kendi içlerindeki fetöcüleri de temizliyorlar’imajı vermek için yapıyorlar” demiştim ve fanatik akp’li olan arkadaşlarım bana gülmüşlerdi. Ve demişlerdi ki, “-adamlar yapsa suç, yapmasa suç”.  Arkadaşlarım da benim eleştiren-sorgulayan yanımdan çok rahatsız olacaklar ki, kendi fanatik görüşleri ile ilgili en küçük bir şey olsun, hemen bana bakarak bunu da akp yapmıştır diyerek bana gönderme yaparlar.      Benim bir felsefem vardır, “ben yalanlara inanmam, yalanlar bana inansın doğruyu bulsun.” O yüzden ne yalan ile aynı çuvala girerim, nede sahtekârlar ile ahbap olurum. Arkadaşlarıma, “Ben 2000’li yılla…

Bir KATAR mı? Kırk Satır mı?

Resim
Katar resmî adıyla Katar Devleti, Arap Yarımadası'nın doğusunda bulunan bir Basra Körfezi ülkesi. Tek kara sınır komşusu Suudi Arabistan olup diğer tarafları Basra Körfezi ile çevrilidir.



Katar krizi, denince bilindiği üzere hepimizin aklına direkt olarak geçtiğimiz günlerde birçok arap ülkelerinin bu ülke ile ilişkilerini askıya aldığı ve bir anda ambargo uygulamaya başladığı bilgisi gelecektir. Nitekim birkaç gün sonrasında öğrendiğimiz üzere ABD başkanı Trump'ın Katar ile yaşadığı bir anlaşmazlık sonrasında, "Katar Teröre destek veriyor" diye medyaya servis ettiği bu konuşma sonrası arap ülkeleri böyle bir karar alıp, Katar'a yaptırım kararı almışlardı.

Yine bizim ülkemizde hemen düğmeye basıp, Katar'a sahip çıkalım diye adımlar atmaya çalıştılar. Hatta Ekonomi Bakanımız Nihat Zeybekci: Katar'a 71 uçakla 5 bin ton gıda yardımı gönderildiğini bildirdi. Haliyle zorda olan olan bir ülkeye yardım elini uzatmak bize yakışan da budur. 

Ama bizim ülkemizdeki bir…

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı

Resim
19 MAYIS 1919 TARİHİNİN ANLAMI VE ÖNEMİ

19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki dönüm noktalarından biridir. Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı tarih olan 19 Mayıs aynı zamanda “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaktadır. Atatürk Milli Mücadele sıralarında Türk milletini ileri götürecek olanların ve köhnemiş fikirlere karşı gelecek olanların genç fikirler olduğunu görmüştü. Bu nedenle de “gençlik” kavramı Atatürk için ayrı bir önem taşımaktadır. Atatürk gençlerden sık sık bahsederken, yaş sınırı dışında fikri olarak gençliği yani, fikirde yeniliği ifade etmiştir. O’nun şu sözü çok anlamlıdır:“Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.” (1)

Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği ve “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanan 19 Mayıs tarihinin önemini daha iyi anlayabilmek için Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 tarihleri arasında gerçekleştirdiği İstanbul-Samsun yolculuğunu bir kez daha hatırlamamız gerekir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki önemli ola…

BES'te Otomatik Katılım Saçmalığı ve BES'ten Çıkış

Resim
Devletimizin ilgili siyasetçileri ve bürokratları, sırf ekstra vergi kaynağı ve fon kaynağı oluşturmak adına, zorla vatandaşları BES'e(Bireysel Emeklilik Sistemine) Otomatik Katılım adı altında dayatma ile teşebbüse zorlamakta. Oysa bahse konu olan 25-30 milyon çalışanın zaten büyük çoğunluğunun asgari ücretli çalışan olduğunu göz önünde bulundurursanız, 1404 TL maaş alan bir çalışandan 50 TL'lik bir kesinti yaptığınız zaman, bu tasarruf yapmaktan ziyade, çalışanın ümüğünü sıkmak, boğazlamak demektir. Zira 1518 TL olan açlık sınırının da altında maaş alan çalışanların maaşından böyle bir dayatma ile kesinti yapmak, gaddarlıktan ve yamyamlıktan başka bir şey değildir. 1000 TL devlet desteği ve %25 devlet desteğini de ilave ederek 10 yıl boyunca yatırdığınız paranın üzerine TÜFE oranında artış yapsanız, yine de gerçek Enflasyon oranında bir artış yakalamış olamıyorsunuz. Yani kocaman bir aldatmaca dan ve intihardan başka bir şey değil...!


Otomatik katılımlı Bireysel Emeklilik Sis…

3 Mayıs

Resim
3 Mayıs'ta Neler Oldu? 

1942 yılında ülkemizin başbakanı olan Şükrü Saraçoğlu, Türkçü bir yönetici olarak tanınmaktadır. Bu durumunu meclis konuşmalarında sık sık dile getirmektedir.

Başbakan Saraçoğlu 5 Ağustos 1942'de TBMM'de yaptığı konuşmada şunları söylüyordu:

'Biz Türk'üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar bir vicdan ve kültür meselesidir. Biz azalan veya azaltan Türkçü değil, çoğalan ve çoğaltan Türkçüyüz. Ve her vakit bu istikamette çalışacağız.'[1]

Lakin aynı dönemlerde devlet kadrolarına tescillenmiş solcular atanmaktadır. MEB’e getirilen Hasan Ali Yücel, “komünist” olduğunu çekinmeden söyleyen arkadaş gurubunu da bakanlığının kadrolarına ve üniversitelere atıyordu.

Türk milletinin kızıl dalgadan etkilenmesi ve yurtta komünizmin bir tehlike olarak yandaşlar toplaması, Nihal Atsız‘ı ve onun gibi düşünen bütün Türkçüleri komünizm karşısında bir şeyler yapma konusunda düşündürüyordu.

Bu dönemde yayımlanan “…

Ne Mutlu Türk'üm Diyene.

Resim
Türklük öyle güzel bir şey, öyle güzel bir duygudur ki.. Bundan sıkılan, hatta rahatsız olanların kanlarında-genlerinde bozukluk vardır..

Daha birkaç yıl öncesinde, Televizyonlarda bu sözler yasaklandı, dağlardan askeri bölgelerden bu yazılar söküldü.. Hatta değerli sanatçımız Mustafa Yıldızdoğan'ın Türkiye'm şarkısı bir zamanlar birçok televizyonlarda çalınmadığı gibi kendisi de televizyonlara çıkartılmadı.
Bir zamanlar Merhum Levent Kırca bile bu konuyu skeçlerinde gündeme taşımıştı.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK zamanında bu durumu çok net görmüş olacak ki, "Ne mutlu Türk'üm Diyene." sözünü 10.yıl nutkunda dile getirmiştir.


Ey Türk Oğlu Türk

Korkma kimseden, vazgeçme doğrularından.
Ne kaybedersin ki, bu uğurda ölsen?
Kahramanlık, korkmak değildir ölümden.
'Sonunu düşünen, kahraman olamaz' diyen,
Boşuna mı söylemiş, bu sözü söyleyen?
Ey Türk Oğlu Türk!
Türklük; zeka ister, cesaret ister, fazilet ister.
Yatma kalk, kafanı kullan, ilmini göster.
Bu ülke bizden üretim ist…

Neden Tembeliz?

Resim
Tembel kelimesini TDK(Türk Dil Kurumu) dan araştırdığım vakit;





Tembel

1. İş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçan (kimse), üşengeç: 

2. tıp Fonksiyonunu yerine getirmede yavaşlık gösteren (organ): “Galiba karaciğeri de tembel.”